|
Uyarı!!!
Bir meczup ne söylerse kınama onu. Çünkü o, bulunduğu makamda
sarhoştur, aklı
başında değildir. Sen kendine gel de dilini tutu, onun gibi söyleme.
Ağlayan
Meczup
Bir
meczup, yol başında tozlar içinde oturmuştu.
İnciler gibi göz yaşları saçmakta, başına tozlar savurmaktaydı.
Biri,
- Ey
tozlara
bulanmış adam! Neden böyle zari zari ağlarsın? dedi.
Meczup
dedi ki:
- Canım
dalgalanıp çoşmakta. Onun için mum gibi göz yaşlarına garkoldum. Ben
yalnızca
Allah'ı diliyorum, ama o beni hiç istemiyor, bana aldırış bile etmiyor.
Duacı
İle Meczup
Bir
gün bir alim dua etmekte, dünyalar
dolusu insan da amin demekteydi.
Meczubun
biri:
-
Ben bilmiyorum, bu amin ne demek ki? dedi.
Ona
dediler ki:
-
Hoca, Allah''tan ne diliyorsa" öyle olsun, öyle olsun, öyle olsun"
diyoruz.
Meczup
feryat ederk dedi ki :
-
Hocanın dilediği ne olursa olsun, öyle de olmaz, böyle de olmaz. Onun
dediği
olmayacağına göre ne vakte kadar böyle uğraşıp duracaksınız? Allah ne
isterse
eksiksiz, fazlasız o olur ancak. Öyleyse artık kendiliğinizden ne
istersiniz
ki?
Ey
oğul! Sana bir şey nasip olmayacaksa ne
kadar böyle uğraşıp dursan da gönül yanışından başka bir kismetin
olmaz. Fakat
o bir şey diledimi olur. Dilemezse gülünde diken biter ancak.
Meczubun
Başına
Gelen Dolu
Bir
meczup vardı. Çocuklar onu taşladıkları için canı çok sıkılmış,
kızmıştı. Kaça
kaça bir hamamın köşesine sığındı. Sığındığı köşede bir penceresi vardı
hamamın.
Biraz
sonra
dolu yağmaya başladı, pencereden giren her dolu da meczubun başına
geliverdi.
Doluyu taş sandığından kızgınlığı arttı delinin. "Neden bana taş
atıyorlar" diye atana bir hayli sövdü, saydı. O sırada güneş,
bulutların arasından çıkıp olduğ uyeri aydınlattı. başına gelenin taş
olmayıp
da dolu olduğunu anlayınca küfrettiğine pişman olup dedi ki:
-Yarabbi,
şu bulunduğum yer karanlıktı, farkedemedim,
yanıldım. Ne söylediysem geri alıyorum.
Meczubun
Nasibi
Bir
köşede yalnız başına yaşayan bir meczup vardı. Şöhretli biri
meczubun
yanına gidip der ki;
- Sende
liyakat
görüyüorum ben. Bütün duygularını bir tek yere bağlamış, orada
toplamışsın.
Kalbin perişan, aklın dağınık değil.
Meczup:
-Ben
nasıl dediğin mevki de olayım ki! Beni
büütn gün sinekler rahatsız eder geceleri de pireler uyutmaz. Nemrud'un
burnuna
küçücük bir sivrisinek girmiş, o sersemin beynini doldurmuştu. Bil mem
ki ben
de zamanın Nemrud'u muyum ki Sevgiliden nasibim yalnız sinek ve pire,
der.
Meczubun
Ölümü
Sırra ermiş bir meczubun can vermesi uzamıştı. Can çekişip duruyır,
inliyor,
sel gibi gözyaşları ile gönülleri dağlayara diyordu ki:
-Ey
Rabbim! Beni sen dünyaya getirdin, madem ki
götüreceksin neden getirdin ki? Canım olmasaydı, can verme derdim
olmaz, rahat
olurdum. Ne ben doğardım, ölürdüm; ne de sen beni dünyaya getirir,
sonra da
canımı alırdın. Keşke gelip gitme zahmeti olmasaydı. Bu gelip gitme
olmasa, hiç
de kötü olmazdı. Ölüme hazırlanmak farz ama benim bunu düşünecek gücüm
yok.
Meczup
ve Hızır
Dünyadan elini ayağını çekmiş bir meczuba Hızır :
-
Ey işini tamamlamış Allah aşığı, bana dost olmak ister misin?
diye sorar.
Meczup:
-
Senin halin benimkine uymaz. Sen
kıyamete kadar yaşmak için abıhayat içtin. Ben ise sevgiliye kavuşmak
için
canımdan ayrıldım. Sen canını koruma sevdasındasın ben ise feda etmek
derdindeyim.
En iyisi, seninle ben tuzaktan kurtulmak içindağılan kuşlar gibi
biribirimizden
uzak olalım, diyerek Hızır a.s'ın teklifini rededer.
Mısır'daki
Kıtlık
Mısır'da
birdenbire bir kıtlıktır oldu. Halk ekmek
diyerek inliyor ve teker teker düşerek ölüyordu. Yollar insan ölüsü
dolmuştu.
Yarı canlılar da ölenleri yiyordu.
Bir
meczup,
halkın ölmekte olduğunu ve bir parçacık bile ekmeği bulamadığını
görünce:
- Ey
dünya ve
ahiret padişahı, verecek rızkın yoksa, bari az insan yaratsaydın der.
Deli, ne
yaparsa yapsın, deliliğine bağışlanır,
affedilir. O'nun gibi günahlara batmış kimse yoktur, ama Allah, şüphe
yok ki
lütfeder, bağışlar onu.
Su
Üstüne
Kurulan Yapı
Bir meczuba sordular:
- Şu iki
alemin
aslı nedir ki bunlarda bunca hayaller, vehimler var?
Meczup
dedi ki:
- Her
iki alem
de yukarısış aşağısı aslında bir damla sudan ibaret. Ne var ne de yok.
Önce bir
damla su yaratıldı, sonra Sevgili, o damladan göründü. Sudan yaratılan
her şey
demir gibi sağlam olsa bile bâki kalmaz. Demirden sertini bulamazsın
alemde,
ama onun da harcı sudur, bak da gör.
Suyun
durulduğunu gören hiç yok, peki su üstüne kurulan yapının duracağını
kim
söyleyebilir?
|