|
Esmaü'l
Hüsna
|

|
|
|
|
|
|
|
|
|
Aziz
|
Müheymin
|
Mü'min
|
Selam
|
Kuddus
|
Melik
|
Rahim
|
Rahman
|
Allah
|

|
|
|
|
|
|
|
|
|
Rezzak
|
Vehhab
|
Kahhar
|
Gaffar
|
Musavvir
|
Bâri
|
Halik
|
Mütekkebbir
|
Cebbar
|

|
|
|
|
|
|
|
|
|
Semi
|
Müzil
|
Muiz
|
Râfi
|
Hafid
|
Bâsit
|
Kâbid
|
Alim
|
Fettâh
|
|
|
|

|
|
|
|
|
|
Şekûr
|
Ğafur
|
Azim
|
Halim
|
Habir
|
Latif
|
Adl
|
Hakem
|
Basir
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Mücib
|
Rakib
|
Kerim
|
Celil
|
Hasib
|
Mukit
|
Hafız
|
Kebir
|
Aliyy
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Kavi
|
Vekil
|
Hakk
|
Şehid
|
Bâis
|
Mecid
|
Vedûd
|
Hakim
|
Vâsi
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Hay
|
Mümit
|
Muhyi
|
Muid
|
Mübdi
|
Muhsi
|
Hamid
|
Veli
|
Metin
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Muahhir
|
Mukaddim
|
Muktedir
|
Kadir
|
Samed
|
Vahid
|
Macid
|
Vacid
|
Kayyum
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Müntekim
|
Tevvab
|
Müta'ali
|
Berr
|
Vali
|
Bâtın
|
Zahir
|
Ahir
|
Evvel
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| Mani |
Muğni
|
Gani
|
Cami
|
Muksit
|
Zü'l Celali |
Malikül
|
Rauf
|
Afüvv
|

|
|
|
|
|
|
|
|
 |
| Sabur |
Reşid |
Varis |
Baki |
Bedi |
Hadi |
Nur
|
Nafi
|
Darr |
|
| Allah |

Allah
: O'nun zat ve özel ismidir. Diğer
isimler fiilleri, sıfatları ve tecellileri ile ilgilidir.
Cenab-ı
Hak buyuruyor:
"İsimlerin en güzeli
Allah'ındır. Öyleyse O'na bunlarla dua edin." (Araf,180)
Kur'an'daki Esma'ül
Hüsna'dan ilk inen
isimdir. Çünkü ilk inen
ayet besmeledir. Allah'ın doksan dokuz isminin en büyüğüdür.
Hz. Ebu Hüreyre (r.a) anlatıyor:
Resulullah
(sav) buyurdular ki: "Allah'ın doksan
dokuz ismi vardır. Kim ezberlerse cennete girer. Allah tektir, teki
sever."
Esmâ'ül
Hüsna'nın
bütün anlamını içinde
toplar. Yüce Yaratıcı'nın
diğer bütün isimlerini kapsar. Bu yüzden el-Esmau'l-hüsna olarak
bilinen bütün isim ve sıfatlar bu ada yandırılır. Bu nedenle
"Rahman, Rahim, Aziz, Gaffar, Kahir Allah'ın adlarındandır deriz. " Ama
Allah, Rahman'ın adlarındandır" demeyiz. (
Allah isimi
Kur'an'da 2697 yerde geçmektedir.
Allah'ın güzel
isimleri
vardır. En güzel isimler
O'nundur. Gerçi Allah zatında birdir ve zatının ismi
Allah'dır. Fakat sayı olan bir gibi eşi ve benzeri bulunabilecek
şekilde bir birlikle değil, eşi ve benzeri bulunmayan üstün bir
birlikle birdir. Zatında yalnızca vahid değil, birdir:
İlâhî hitapta yer alan "Biz, şehadet ettik, yarattık." gibi çoğul
kiplerindeki azamet ve ihtişam, işte ilâhî sıfat ve isimlerin bir araya
gelmesinden doğan azamet ve yüceliği dile getirir ki, Allah yüce ismi,
bütün bu sıfat ve isimlerin hepsini içine alan bir yüce isimdir. Allah
ismi, Allah'ın kendisi gibi, eşi ve benzeri olmayan bir isimdir. Sıfat
ve isimlerin çokluğu, zatın çokluğunu gerektirmeyeceğinden o isim ve
sıfatların her biri Allah'ın eşsiz özelliklerinden birine delalet eder.
Âdem'e öğretilen de isimlerin en güzelleridir.En güzel
isimler Allah'a mahsustur. Öyleyse ey müminler, O'na o isimlerle dua
ediniz, O'nu onlarla çağırınız veya O'nu bu güzel isimlerle adlandırıp
anınız. Ve O'nun isimlerinde yamukluk edenleri terk
ediniz.
Tenbih
: Kul, Allah'a
bütün
kalbiyle bağlanmalıdır. Gözü O'ndan başkasını görmemeli, O'ndan
başkasına iltifat eylememeli, O'ndan başka hiç kimseden bir dilekte
bulunmamalı, O'ndan başkasından korkmamalıdır.
İhlasla
"Yâ Allah"
diye bir müslüman bu isme
devam etse, duası kabul olunur. Şeytanın şerrinden emin olur. Mutluluğa
erişir. Duası kabul olur. Rızkı genişler ve Allah'ın izniyle şifa
bulur.
|
| Rahman |
Rahman
: Esirgeyen, bütün canlılara nimet veren
Cenab-ı Hak
buyuruyor:
Senden önce
gönderdiğimiz elçilerimizden sor: Biz,
Rahmanın dışında tapılacak birtakım ilahlar kıldıkmı?" (Zuhruf,
45)
Bu sıfat
dünyada hem müminlere ve hem de kafirlere şamildir. Çünkü Allah dünyada
mümine ve kafire rızık veriyor, hiç birisini ayırt etmiyor.
Rızıkları,
ihtiyaçları ve her türlü iyilikleri ihsan husunda rahmetini
mahlukatından
hiç esirgemeyen anlamında olan Rahman, Rahim isminden daha geniş
kapsamlı
bir mana ifade eder.
Rahmân,
Yüce
Allah'ın hem ismi hem de sıfatıdır. Bu isim, Allah lafzına bağlı olarak
zikredildiğinde sıfat anlamındadır. Ancak Kur'an'da bu şekilde
değil, özel isim olarak kullanılmıştır. Bu isim sadece Allah'a has özel
isimlerden olduğu için daha çok bir isme bağlı olarak değil; yalnız
zikredilmesi hoş karşılanmıştır. Rahman'ın bu şekilde kullanılması
O'nun Rahman sıfatına ters gelmez. Çünkü Allah ismi de uluhiyet
sıfatına delalet ettiği halde hiç bir zaman başka sına ait bir sıfat
olarak zikredilmemiştir.
Kur'an'ın
ilk
ayeti olan Besmeledeki Rahman ve
Rahim
sıfatları arasındaki fark, Allah teala, Dünyanın Rahmanı ve Ahiretin
Rahimidir
cümlesinde veciz bir şekilde dile getirilmektedir. Rahman vasfı gereği
Cenab-ı Hakk, dünyada bütün canlılara, mümin-kafir ayırımı yapmaksızın
bütün insanlara, şefkat ve merhametle davranmayı kendi nefsine farz
kılmıştır.
Yüce
Allah bir
kudsi hadiste şöyle buyurur: "Rahmetim
gadabımı geçmiştir."
Tenbih
: Kul, önce
Allah'ın
gafil kullarına merhamet edip onları olanca
güçleriyle onları Allah yoluna vaaz ve nasihat etmek suretiyle
çevirmeye çalışmalıdırlar. Bu konuda şiddet yolundan ziyade yumuşaklık
ve şefkat
yollarını tercih etmelidir. Asilere de merhamet gözü ile bakmalı,
eziyet
ve zulüm nazarı ile bakmamalıdır.
Müminin başlıca gayesi, insanlardan
ortaya çıkan her mâsiyet sanki kendi nefsinden
ortaya çıkıyormuş gibi, o masiyeti onlardan bertaraf etmeye olanca
gücüyle çalışmalı ve bu suretle onları Allah'ın gazabına uğramaktan
kurtarmak olmalıdır.
İhlasla
"Yâ Rahman" diye bir müslüman
bu isme
devam etse, kalbi yumuşar, zalimlerden emin olur, maddi ve manevi
nimetlere nâil olur.
MA'SİYYET
(Mâsiyet): İtâatsizlik, isyân. Günâh olan işler, Allahü
teâlânın beğenmediği şeyler; Allahü teâlânın emrettiği şeyi yapmamak
veya yasak ettiğini yapmak, haramlar. Allahü teâlânın yasak ettiği
şeyler, günahlar.
Ma'siyet,
insanı küfre sürükler.(5)
Nefse sükûnet
ve kalbe ferahlık veren iş, iyi
iştir. Nefsi
azdıran, kalbe heyecan veren iş ma'siyettir.
İyiler de,
kötüler de, iyilik yapar. Fakat
yalnız iyiler,
ma'siyetten sakınır. (İmâm-ı Rabbânî)
Ma'siyet
yapınca, hemen tövbe etmelidir. Gizli
işlenen günâhın
tövbesi gizli, açık işlenen günâhın tövbesi de açık olur. (Ma'sûm-i
Fârûkî)
Ma'siyete
tövbe etmemek, bu günâhı yapmaktan
daha kötüdür.
(Ca'fer bin Sinân)
İnsanın
günâhından korkması, tâat; korkmaması
ise,
ma'siyettir. En büyük günâh, bir ma'siyetin ma'siyet olduğunu
bilmemektir. Bundan daha kötüsü, ma'siyet olan bir şeyi, tâat, Allahü
teâlânın beğendiği şey olarak bilmektir. Onun için dînî bilgileri lâzım
olduğu kadar mutlaka öğrenmelidir. (Ahmed bin Âsım Antâkî)
|
| Rahim |

Rahim
: Bağışlayıcı ve merhamet edici
Cenab-ı Hak buyuruyor:
"O
Rahmân'dır ve Rahim'dir" (Fatiha,
3)
"O,
öyle
Allah'tır ki, O'ndan başka tanrı yoktur.
Görülmeyeni ve
görüleni
bilendir. O, esirgeyendir, bağışlayandır." (Haşr,
22)
Cennette
bize cemalini Rahim sıfatının tecellisi ile gösterecektir. Bu
muazzam isminden ve onun tecellisinden iman etmeyen ve imandan mahrum
olarak bu dünyadan göçenler istifa edemiyeceklerdir. Besmelede ve
Fatiha'da her zaman bu isimler sayesinde Cenab-ı Hak'tan rahmet ve
merhamet istemekteyiz.
Kur'an-ı
Kerim'in
115
ayetinde büyük çoğunluğu çok bağışlayıcı anlamına gelen "gafur" sıfatı
ile birlikte olmak üzere "rahim" sıfatı kullanılmıştır. Bu da Cenab-ı
Hakk'ın
ne kadar bağışlayıcı ve merhametli olduğunu gösterir. Dört ayettede
"erhamü'r-rahimin
(merhametlilerin en merhametlisi)" tamlaması kullanılmıştır.
Tenbih : Kul gücü
yettiği kadar muhtaç durumda olan kimselerin ihtiyacını karşılamalı,
yanında ve memleketinde ihtiyacını karşılamadığı hiç bir fakir
bırakmamalı. Muhtaçların ihtiyaçlarını ya para ile ya da nüfuzu ile
veyahut hayra delâlet etmekle, daha olmazsa zengin ve söz sahibi olan
kişilere başvurmak suretiyle karşılamalıdır. Bu saydıklarımızdan aciz
olursa,
o zaman ona hayırlı dualar yapmak suretiyle onun hüzün ve kederini
paylaşmalıdır.
Her kimse
bu ismi "Yâ
Râhim"
her farz namazdan sonra yüz kere okursa gaflet ve unutkanlıktan, gönül
pekliğinden emin olur. Yine demişlerki, bir kimse sabah namazından
sonra Rahim ismini yüz kere okursa bütün yaratılanlar o kimseye
merhamet eder.
|
| Kaynaklar |
1)
Calligraphy, The Most Beautiful
Names, Tosun
bayrak, Threshold Books, 1985
2)
Yüce Allah' (c.c)ın Güzel İsimleri Esmâ-ül Hüsna, Rauf Pehlivan,
İstanbul
Dağıtım A.Ş. 2002
3)
Esma-ül
Hüsna Şerhi İmam-ı Gazali, Mütercim M.Ferşat, Ferşat
Yayınları, 2005
4)
Buhârî
5) Esmâ-ül Hüsna, Karınca
Yayınları,
Nisan 2004
6)
Hadîs-i şerîf- Mektûbât-ı Ma'sûmiyye
7) Mecmuatul
Ahzab, Büyük Dua Kitabı, Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevi, Denge Kitabevi
Yayınları
|
|
|